Kıbleteyn Mescidi

İslam’ın ilk yıllarında namazlar, Kudüs’te bulunan Mescid-i Aksa’ya doğru kılınıyordu. Peygamber Efendimiz Kıble’nin Kâbe olmasını, yani namazların Kâbe’ye dönülerek kılınmasını çok arzu ediyor ve bu konuda Allah’tan gelecek emri bekliyordu. Hicretten 18 ay kadar sonra Şaban ayının 15. günü (Berat Kandilinde) Hz. Peygamber, Seleme oğulları mahallesinde öğle veya ikindi namazının farzını kıldırdığı esnada, ikinci rekatın sonunda aşağıdaki âyet-i kerime indi:
“… Seni elbette, hoşlanacağın kıbleye döndüreceğiz. O halde hemen Mescid-i Haram’a (Kâbe’ye) doğru dön. (Ey mü’minler) siz de nerede olursanız olun, (namazda) oraya doğru dönün.”
Bunun üzerine Hz. Peygamber, namazı bozmadan hemen Kâbe istikametine döndü, cemaat de saflarıyla birlikte döndüler. Böylece Kudüs’e doğru başlanan namazın son iki rekatı Kâbe’ye yönelinerek tamamlandı. İşte bu bakımdan bu mescide Mescid-i Kıbleteyn (İki Kıbleli Mescid) denir. Bu mescidin yerinde şimdi büyük bir cami yapılmıştır. Bu camii ziyaret edilerek iki veya dört rekat Tahiyyet’ül-Mescid namazı kılınması ve dua edilmesi güzel olur.

Hicretten önce ve hicretin ilk yıllarında namaz için kıble Kudüsteki Beyt‟ül Makdis idi. Peygamberimiz Mekkede iken namazlarını daha ziyade Rüknü Yemani tarafında kılar, oradan Beyti Makdise döner ve Kabeyi böylece araya alırdı. Medineye varınca Mekke güneyde Kudüs kuzeyde kaldığı için bu mümkün olmadı. Gönlü hep Beytullah‟ı arzu ederdi. Ama emir gelmediği için kıble edinemi-
yordu. Nihayet hicretten 16-17 ay sonra “Ey Rasulüm; yüzünü semaya doğru çevirip durarak bir arayış içinde olduğunu görüyoruz. Seni gönlüne hoş gelecek, arzu edegeldiğin kıbleye döndürüyoruz. Yüzünü artık Mescidi Harama çevir, Beytullah‟ı kıble edin” ayeti nazil oldu. Böylece kabeye doğru namaz kılmaya başlandı. Aynı zamanda iki kıbleye yönelindiği için bu mescid İki Kıbleli Mescid olarak anılmıştır.