Peygamber Efendimiz’in Kuba’ya Pazartesi günü öğle sıralarında ulaştığı, Pazartesi, Salı, Çarşamba ve Perşembe günleri burada konakladığı, Cuma günü öğle yakınları buradan ayrılarak Medîne’ye doğru yola çıktığı nakledilir. Biraz ilerleyip Beni Sâ­lim (İbn Avf) topraklarına gelince, “Rânûna” denilen vâdide Cuma vakti girmişti. Peygamberimiz Medîne’de ilk Cuma namazını burada kıldı. Onun ilk Cuma namazı kıldığı bu yere yapılan mescid, Cuma Mescidi olarak şöhret buldu. Medine’den Kuba’ya giderken, Kuba yakınlarında yolun solundadır. Kuba Mescidinin kuzeyinden görülmektedir.  Mescid-i Atike (Vadi) adıyla da anılan bu cami, Kuba caddesinde Mescid-i Kuba’ya 350 m. uzaklıktadır. Hicret sırasında Kuba’ya ulaşarak burada Mekke’den gelecek olan Hz. Ali ve diğer muhacirleri beklemek üzere bir süre kalan ve 24 Eylül 622 Cuma günü Yesrib’e hareket eden Hz. Peygamber cuma vakti girince Ranuna vadisinde Salim b. Avf kabilesine misafir oldu; buradaki namazgahta ilk cuma hutbesini okuyup namazı kıldırdı. Daha sonra bu ilk cuma namazının hatırasını yaşatmak için Mescid-i Cum’a adıyla meşhur olan bir mescid yaptırıldı.

Mescid-i Atike (Vadi) adıyla da anılan bu cami, Kuba caddesinde Mescid-i Kuba’ya 350 m. uzaklıktadır. ilk defa Ömer b. Abdülazız’in Medine valiliği sırasında inşa edilen Mescid-i Cum’a, Osmanlı padişahlarından II. Bayezid tarafından yeniden imar edildi. Mihrabının yakınında Hz. Peygamber’in namaz kıldığı yer belirgin hale getirildi. Daha sonra ufak çaplı onarımlar geçiren Mescid-i Cum’a 1992’de yıktırılarak yeniden inşa edilmiştir. (Hicaz Albümü, Diyanet İşleri Başkanlığı) Türk mimarisini andıran yapısıyla arzı endam eden bu mescid Kuba Mescinin bir km. kuzeyine düşmektedir. Mimarı Mahmut Kirazoğlu’dur.