Mescid-i Haram

Kâbe‟yi içine alan Mekke mescidine el-Harem‟ül Mekkî, Medine‟deki mescide Mescid-i Nebi, el-Haram‟ül Medenî denir. Bir saygı ifadesi olarak her ikisini belirtmek üzere Harameyn tabiri kullanılır. Kâbe-i Mazzamayı çepeçevre kuşatan etrafı kubbeli ortası açık büyük bir camidir. Ortasındaki küçük meydanınortasında bulunan Kâbe, Zemzem ve Makamı İbrahim bu caminin bir parçasını teşkil eder. Dilimizde daha çok Harem-i Şerif olarak bilinen bu mescide Mescid-i Haram da denir. Kur‟an Kerim de 16 yerde Mescid-i Haram geçmektedir. Harem-i Şerif‟te yapılacak iyilik ve kötülükler diğer beldelere göre kat kat sonuç meydana getirir. Cenab-ı Hak şöyle buyuruyor “Kim Mescid-i Haram‟da zulüm ile hak‟tan uzaklaşmaya yeltenirse, biz ona da ağır bir azab tattıracağız.” (Hac 22/25) Hadisi şerifde ise şöyle buyurulur: “Mescidi Haramda kılınacak bir namaz başka yerde kılınacak yüzbin rekat namazdan daha üstündür” Başka bir hadiste ise “Allah Teala Beytullah‟a hergün 120 rahmet gönderir. Bunun altmışı tavaf edene, kırkı orada namaz kılana, yirmisi de Kâbe‟ye bakanlara verilir” buyurmaktadır. Mescidi Haram‟da değişik zamanlarda genişletme çalışmaları yapılmıştır. En önemlisi Kral Abdülaziz zamanındakidir. Zira o Mescidi Haramın genişletilmesi için emir verdi ve mes‟a (say yapılan yer) hızlı bir çalışma ile Harem-Şerifin sınırları içine alınarak hacı ve umrecilere büyük kolaylık sağlandı. (1995) Ayrıca onun zamanında mes‟anın ikinci katı inşa ettirilmiştir. Kral Abdülazizden sonra Kral Suud, Faysal ve Kral Halid ve şimdiki Kral Fahd Haremi Şerifin genişletilmesine büyük katkıda bulunmuşlardır. Kral Fahd genişletmenin yanında aydınlatma ve güzelleştirilmesine de önem vermiştir. Onun zamanında Haremin kapıları yenilenmiş. Zemzem suyu soğutulup pompalanmış.yangınla mücadele sistemleri kurulmuş, mescidin temizliğine büyük önem verilmiştir. Son olarak elektrikli yürüyen merdivenler yapılmış ve 3. kata çıkışlar sağlanmıştır.